Önce Biyosfer Rezerv Alanı, Şimdi Sit İlanı Macahel’de tepkiler çığ gibi büyüyor

tarafından
17
Önce Biyosfer Rezerv Alanı, Şimdi Sit İlanı Macahel’de tepkiler çığ gibi büyüyor
Bu haber 33 kez okundu.

Artvin’in Borçka ilçesine bağlı Camili Havzası’nda yer alan 6 köyün büyük bölümü, Çevre Koruma Bölgesi sınırları içerisinde bulunurken, aynı zamanda 3. derece doğal sit statüsüne sahip.
Bölgede Bakanlık tarafından MUÇEV (Kıyı Yönetim ve Çevre Koruma A.Ş.) aracılığıyla yürütülen yapılaşma ve çevre düzenleme çalışmaları, yöre halkı ve çevrecilerin büyük tepkisini çekti.
Başlatılan çalışmaların ardından bugün Camili Macahel Köyler Birliği başkanı Nasır Önder ve muhtarların ev sahipliğinde Macahel halkı;
Camili Merkez İlköğretim Okul bahçesinde yüzlerce duyarlı köylüler bir araya gelerek konuyu etraflıca değerlendirdiler .
Toplantıda, sit alanı ilanı ve yürütülen projeler ciddi tartışmalara neden oldu.
Camili bölgesi daha önce UNESCO’nun “İnsan ve Biyosfer Programı” kapsamında koruma ağına dahil edilmişti.
Gürcistan sınırına yakın, Karçal Dağları eteklerinde yer alan Camili Havzası, 17 ülkeden 22 alanla birlikte biyosfer rezerv alanı ilan edilerek Türkiye’de bu kapsama alınan ilk ve tek Biyosfer Rezerv alanı bölgesi olmuştu.
Zengin bitki örtüsü, yaban hayatı, ormanları ve çevre bilinciyle tanınan Camili’de, yeni sit alanı, ilanına anlam veremediklerini belirten bölge halkı , “UNESCO, biyosfer rezervlerinde doğal yaşamın korunması ile ekonomik ve kültürel sürdürülebilirlik arasında denge kurulmasını hedefliyor.
Ancak alınan bu karar kafalarda soru işareti oluşturuyor” ifadelerini kullandı.
Toplantıya Camili Köyler Birliği Başkanı Nasır Önder, Macahel Camili, Düzenli, Maral, Uğur, Efeler ve Kayalar Köyü Muhtarları,
Macahel Vakfı Başkanı Av. Tekin Özdemir,
Genç Macahelliler Derneği Başkanı Murat Kaya,
Camili Ofraid Derneği Başkanı Şener Gökdemir ve çok sayıda vatandaşlar katıldı.
Katılımcılar, “Sit projesine kesinlikle hayır” sloganlarıyla tepkilerini dile getirdiler.
Toplantıda konuşan Emektar Muhtar Hasan Şimşek, “Bu projenin bize kazandıracağı hiçbir şey yok. Koruma ve kullanma bilinci zaten bu toprakların kültüründe var.
UNESCO koruma ve kullanmayı kabul ediyor ancak sahiplenmeyi kabul etmiyor.
Önce bu anlayışın netleşmesi gerekir” dedi.
Macahel Vakfı Başkanı Av. Tekin Özdemir ise bir hukukçu olarak sürecin yeterince anlaşılmadığını belirterek, “Vatandaşa bilgi verilmeden atılan adımlar soru işareti yaratır.
Bu coğrafyanın korunmasına kimse karşı değil.
Önemli olan nasıl ve ne amaçla korunacağıdır.
İnsan mı korunacak, yoksa bölge insansızlaştırılacak mı?
Asıl mesele budur” ifadelerini kullandı.
Köyler Birliği Başkanı Nasır Önder Macahel bölgesinin zorlu coğrafi koşullarına dikkat çekerek, “Burada inşaat sezonu kar nedeniyle en fazla 3 ay sürüyor.
Halk, şimdi sit alanı ilan edilen bölgede yazın rahat nefes alacağı topraklarda 1-2 odalı konut yapmak istiyor ama şu anda tüm tapulara şerh konulduğu için bir çivi çakılmasına dahi izin verilmiyor.
Devletine bu kadar vefalı halkı bu şekilde cezalandırılamaz, bu asla kabul edilir bir durum değildir.
Özellikle konut tadilatı ve yapımı konusunda acil müsaade edilmesi ve nasıl bir çalışma ile yeni imar planı yapılacaksa Macahel halkın görüşü alınarak yapılması gerektiğini vurguladı.
Yapacağımız görüşmelerle yetkililere durumu aktaracak ve kararın yeniden değerlendirilmesini talep edeceğiz” dedi.
Bölge halkından Osman Önder ise ulaşımın zorluklarına ve çığ tehlikesine dikkat çekerek, “Burada doğa için asıl tehlike insan değildir.
Bu doğa yüzyıllardır korunuyor.
Ancak hazırlanan raporlarda insan unsurunun göz ardı edildiğini görüyoruz.
İnsan odaklı olmayan hiçbir koruma anlayışını kabul etmiyoruz”
Sit alanı içinde her şey var ama içinde İnsan yok, şeklinde konuştu. – Gökhan Özçelik