Borçka’lı Şair Kavasoğlu, Memleketini Ziyarete Geldi

tarafından
83
Borçka’lı Şair Kavasoğlu, Memleketini Ziyarete Geldi
Bu haber 138 kez okundu.

 

Borçka’lı Şair Hikmet Kavasoğlu, İstanbul’dan memleketine ziyarete geldi.

Borçka ilçemize bağlı Akpınar(Arhva) köyünde dünyaya gelen Şair Hikmet Kavasoğlu,  çocukluk yıllarından itibaren kitap okuma alışkanlığının var olduğunu belirterek Şair Hüseyin Korkmazgil’in şiirleri ile karşılaşarak şiir dünyasına adım attığını söyledi.

Şair Kavasoğlu kendisini “Ben, dünya şairi Nâzım Hikmet’in dediği gibi, “…… sırtı lacivert hamsilerin ve mısır ekmeğinin  zaferi için….” yüreğini sevdalara dize dize yongalayan Borçkalı şair Hikmet Kavasoğlu” olarak tanımlıyor.

Kavasoğlu, Çocukluk yıllarında çalkantılı bir öğrenim sürecinden geçtiğini belirterek çeşitli ulusal dergilerde şiirlerinin yer aldığını söyledi. Kavasoğlu hayat hikayesi hakkında bilgi vererek “ Hep yatılı ve çalkantılı bir öğrenim sürecinden sonra üniversiteli işsizler arasında benim de çeşitli iş deneyimlerim oldu. Daha sonra da çocukluktan beri yaşam biçimi olarak yörüngesine kapıldığım sanat ve edebiyatla geçinemeyeceğimi geç de olsa anladım. Sınavla memur olarak Şırnak’ta 3 yıl, Artvin’de 9 yıl çalışıp 2012’de yönetici olarak İstanbul’a atandım. Halen İstanbul’da bir kamu kurumunda çalışıyorum. Öte yandan, çeşitli ulusal edebiyat dergilerinde şiirlerim yer aldı. 2018’de Cinius yayınevinden “Kaç Öpümlüktür Ömrümüz” ve 2022 yılında Klaros yayınevinden “Begonya İhaneti” isimli şiir kitaplarım yayımlandı” dedi.

İlk şiirini 1992 yılında İnsancıl dergisinde yayımlandığını söyleyen Kavasoğlu, şairlik serüvenin hakkında şu sözleri dile getirdi “Çok kitap okuyan biri olarak ilk önce şair Hasan Hüseyin Korkmazgil’in şiirleriyle karşılaştım. 16 yaşın heyecanıyla ilk şiir defterimi bir haftada doldurdum. Bu şiir yazma çılgınlığım en zor çağlarımda bana direnme gücü veriyordu. Ayrımsadım ki nice sevgililerim, düşlerim, düşüncelerim beni terk etti. Fakat şiir hiç terk etmedi beni. İlk şiirim İnsancıl dergisinde 1992 yılında yayımlandı. O zaman hissettim ki Türk edebiyatında şiire başka bir pencere açacağım ve artık -mütevazı olamayacağım- bunu başardığımı düşünüyorum” diye konuştu.

Şair Hikmet Kavasoğlu, şiirlerinde yaşama sevincini, haksızlığa karşı öfke, aşk duyarlıkları, yalnızlık halleri, umut ve ezilen insanları şiirlerine konu aldığını söyledi.

Artvin Belediyelerinin sanat hizmeti vermesi gerektiğini vurgulayan Kavasoğlu, şair ve yazarların maddi bir şey beklemediğini okurla etkileşim halinde olup ekinlikler çerçevesinde çalışmalar yapılması gerektiğini aktardı. Kavasoğlu “Hayat yapan, aşk yaratan, sevgiler duyumsatan, öfke örgütleyen, umut aşılayan şiirler her çağda okundu. Bugün de okunuyor. Yarın da okunacak. Çünkü şiir, hayatın katlanılmaz ağırlığını hafifletir insana. Ancak burada şunu söylemeden geçemeyeceğim. Artvin yerelinden ülke geneline ve dünyaya sanat üreten kaç sanatçı, yazar, şair var? Elbette çok az. Bu nedenle Artvin belediyeleri, Artvinlilere nasıl su hizmeti veriyorsa en az bunun kadar sanat hizmeti de vermeli. İçimizden yetişen şair ve yazarlar belediyelerden maddi bir şey asla beklemez fakat manevi olarak okurla etkileşim etkinliklerinin bir program çerçevesinde yürütülmesi gerekir. Aksi halde topluma vasatlık, muhafazakârlık dayatılmakta ve güzellikler yitirilmektedir” ifadelerine yer verdi.

Şiir yazmak isteyen gençlere tavsiyede bulunan Şair Hikmet Kavasoğlu “Elbette ürün elde etmek için öncelikle çalışmak gerek. Şiiri anlamak ve şiir yazmak için bütün şairleri anlayarak okumak gerek. Bir de edebiyat dergilerini alıp içselleştirerek okuyup takip etmek besleyici olacaktır” diyerek son olarak cümlelerini yazmış olduğu şiir dizeleri ile sonlandırdı:

“Şair Ölmek İsterim

yaşam neyse de ölüm tek an

sırf bunun için

yani ölürken iyi bir şey olmak için

şair olmak isterim

ekmek kazansın,

çiçek büyütsün hislerim

kim istemez dünyanın

kanını kalbiyle silmeyi

onur çiğnemeden

ekmek çiğnemek yasak

yasaklamış bunu sabah

akşam tohum tuzlayanlar

güneşi buzlayanlar

daha daha nelerin pislik yeri burası

tanık olmak istemezdim

böyle bir çağa

kalın talaşa tutuldu

zambak beyazları

kuğular çullara,

çuvallara tıkıldı

içi acıya acıya cayanlar,

size söylüyorum

şairler var, dağlar ürperir şiirlerinden

kentler bulvarlarda eteklerini savurur

umar, herkes umar çünkü umulurdu

ben de böyle şeyler ummak için

şair olmak isterim

kim istemez ak zambaklara bilek olmayı

yaşam neyse de ölüm tek an

ne kırgınlıkta kalıcıyım ne umutta göçebe

ziyan olmasın diye şapkamın altında bunca şiirim

şair olmak isterim

aslında ben şair olmak değil

şair ölmek isterim” diyerek konuşmasını sonlandırdı. – Tahsin Atasert