Artvin Sağlık İl Müdürü Köroğlu, “Sağlıkta Cumhuriyetin 100 Yılı” Konulu Seminer Verdi

tarafından
59
Artvin Sağlık İl Müdürü Köroğlu, “Sağlıkta Cumhuriyetin 100 Yılı” Konulu Seminer Verdi
Bu haber 115 kez okundu.

Artvin Sağlık İl Müdürü Op. Dr. Gürol Köroğlu, “Sağlıkta Cumhuriyetin 100 Yılı” Konulu Seminer Verdi

Sağlık İl Müdürü Op. Dr. Gürol Köroğlu, geçmişten günümüze sağlık alanında yapılan yenilikler hakkında açıklamalarda bulundu.

Ali Nihat Gökyiğit Kongre ve Kültür Merkezinde yapılan seminerde konuşan Köroğlu, “Bilim insanlarının açtıkları şifa imkânlarının kendilerinde yarattığı o kıvançta görürüz. Olağanüstü performansta, dur durak bilmeyen çalışmada, hastayı yeri geldiğinde kendi ailesinden de üstün tutmada daha en yakın örneklerinden biri olan Covid 19 günlerinde yazılmış olan tıp destanında görürüz. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde bu meslekte insani duygularla profesyonelliğin nasıl etle kemik gibi ayrılmaz olduğunu bir kez daha gördük.  Sağlık hizmeti veren herkesin tabiatında olan yüksek insanı duygular, merhamet ve sorumluluk duygularının örneklerinin bitmeyeceği açıktır. Sağlık projelerinin ancak ve ancak sağlık imkânları ve bu ideallerin buluşması ile hayata geçebileceği de açıktır.” dedi.

Sağlık Bakanlığının kuruluş ve gelişim sürecinden bahseden Köroğlu, “Sağlık Bakanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışını takiben 3 Mayıs 1920 tarihinde 3 sayılı Kanun ile kuruldu. İlk Sağlık Bakanı Dr. Adnan Adıvar’dır.  Bu dönemde sağlıkla ilgili düzenli bir kayıt fırsatı olamamış, daha çok savaş yaralarının sarılmasına ve mevzuat geliştirmeye odaklanılmıştır. Cumhuriyetin ilanı sonrası Sağlık Bakanı olan Dr. Refik Saydam, 1937 yılına kadar süren bakanlığı süresince, ülkemizin sağlık hizmetlerinin kuruluşunda ve gelişmesinde önemli katkılar sağladı.” diye konuştu.

Köroğlu konuşmasında, sağlığın göstergelerinden biri olan bebek ve anne ölümü verilerine değinerek, 1950 yılında bebek ölüm hızının binde 233 iken, bu oran 2003 yılında 31,5 ve 2023 yılında ise 9,1 e kadar gerilediğini ifade etti.

Şehir hastaneleri ile vatandaşlara sadece kaliteli sağlık hizmeti verme konusunda değil ekol sahibi ve uluslararası tanınırlığı olan birer eğitim ve sağlık araştırmaları üssü haline gelindiğini belirten Köroğlu, “Bu sayede Health Türkiye markası ve Sağlık turizmi ile dünyaya açılmış durumdayız ve tüm dünyaya örnek gösterilen sağlık hizmet politikalarımızı paylaşıyor ve birebir sağlık hizmetinde diğer ülkelerde de rol alıyoruz.” diye konuştu.

Sağlık Bakanlığı’nın 2003 yılında Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri (UMKE) oluşturduğuna değinen Köroğlu, “UMKE afet ve acil durumlar dışında KBRN olayları, yangın ve patlamalar, büyük trafik kazaları, toplumsal olaylar, toplu göç ve büyük nüfus hareketleri, ulusal ve uluslararası spor müsabakaları, tehlikeli ve salgın hastalıklar vb. olaylarda da görev almaktadır. UMKE ülke genelinde toplam 15 bin personeli, 389 adet özel ekipmanlarla donatılmış  UMKE aracı, 20 Mobil Komuta aracıyanı sıra, afetlerin büyüklüğüne göre sahada cerrahi müdahale üniteleri, acil müdahale üniteleri, seyyar hastaneler ve personel barınma üniteleri, mobil komuta merkezleri ve mobil olay yeri yönetim merkezleri kurarak afete müdahale ve iyileştirme faaliyetleri kapsamında icra edilecek medikal kurtarma ve acil sağlık hizmetlerinin sunumunda görev alabilecek donanıma sahiptir.” ifadelerini kullandı.

Sağlıkta Dijital Dönüşüm kapsamında geliştirilen E-nabız sisteminin 72 milyon kullanıcıya ulaştığını aktaran Köroğlu, “Doğrudan vatandaşlarımıza yönelik yapay zekâ destekli sağlık uygulamaları ile hastalara kendi durumlarını daha yakından izleme ve yönetme imkânı sağlayan ‘Neyim Var’ uygulaması da hizmete alınmış durumdadır. FİTAS, özellikle salgında kullandığımız bir programdı, filyasyon ekiplerinin çalışmalarının daha hızlı ve etkin olmasına inanılmaz katkı sağlamıştı. 50 bin filyasyon ekibimiz toplamda dünyanın çevresini 1000 kere dolaştılar ve 2 milyon dakika sistem içinden telefonla konuştular. Bazen bir kişinin temaslısı biri Bodrumda biri Hakkâri’de biri Artvin’de olabiliyor. Hemen onlara uyarı düşüyor ve oradaki filyasyon ekipleri ilgili kişiye ulaşıyorlar. Bu şekilde vakaların hızlı yayılmasının önüne geçilmekteydi” diye beyanatta bulundu. – Tahsin Atasert