AÇÜ, Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğrencilerini Bekliyor

tarafından
275
AÇÜ, Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğrencilerini Bekliyor
Bu haber 507 kez okundu.

Yüksek Öğrenime Geçiş Sınavlarının sonuçlarının açıklanmasının ardından üniversite öğrencilerinin tercih dönemi başladı.  Milyonlarca aday hayalini kurduğu mesleğe adım atmak için uygun üniversite araştırmalarına devam ediyor.

Artvin Çoruh Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melahat Özcan, fakülte hakkında bilgi vererek öğrenciler için sıcak ve samimi bir aile ortamı hazırlandığını söyledi.

2 profesör,5 doçent ve 11 tane doktor öğretim üyesi ile öğrencilere en iyi eğitimi vermek için çalışmalara devam ettiklerini aktaran Prof. Dr. Özcan, fakültenin kuruluş tarihinden bahsederek, “Fakültemiz, 2003 ile 2004 yılları arasında Kafkas Üniversitesine bağlı olarak Artvin Yüksek Okulu olarak kuruldu. Artvin Çoruh üniversitesi 17 Mayıs 2007’de kurulduktan sonra Artvin Sağlık Yüksekokulu olarak Artvin Çoruh Üniversitesi’ne bağlanmış oldu. Fakülte bazında bakarsak 27 Ağustos 2015’te Sağlık Yüksekokulu değil de Sağlık Bilimleri Fakültesi oldu” dedi.

Fakülteye her dönem talebin oldukça yoğun olduğunu belirten Dekan Prof. Dr. Özcan, “Yeterin biraz üstünde öğrenciye sahibiz 2019’da mezun olan öğrenci sayısı oldukça fazla doluluk oldukça fazla yüzde yüze yakın bir doluluğa sahibiz. 75 hemşirelikten, beslenme ve diyetetikten 60, 2020 yılında kurulan bir bölümümüz var acil yardım ve afet yönetimi burada da 40 öğrenci talep ediyoruz bu sayı toplamda 175’e tekabül ediyor. Ama bunun yanında dikey geçiş, yatay geçiş, lisans tamamlama ile gelen öğrencileri ile birlikte bu sayı artıyor” diye konuştu.

Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde 6 bölüm olduğunu ancak 3 bölüme alım yapıldığını dile getiren Özcan, diğer üç bölüm için de gerekli akademik kadro tamamlandıktan sonra alım yapılacağını ifade etti.

En fazla tercih edilen bölümün hemşirelik olduğuna değinen Prof. Dr. Melahat Özcan, bunun sebebini ataması diğer bölümlere nazaran daha kolay olduğuna bağlayarak, “Hemşirelik bölümünde öğrencilerimizin yüzde 90 oranında mezuniyet sonrası atandığını görebiliyoruz bu çok güzel bir rakam. Beslenme ve diyetisyenlik bölümü hemşireliğe göre daha az öğrenci sayısı olarak çünkü puanları biraz daha fazla hemşireliğe göre. Acil Durum ve Afet Yönetimi çok daha yeni çok genç bir bölümümüz. İş Sağlığı ve Güvenliği bölümü de yeni bu dönem henüz öğrenci ilanı verilmedi. Onun dışında Ergoterapi var Çocuk Gelişimi bölümü var bunlarda hoca eksikliğimiz var onları tamamladığımız zaman bu bölümleri de açacağız. Ayrıca Ebelik bölümü var bu da çok istenen bir bölüm o bölümü açma ile ilgili de bir hocamızla bağlantıya geçeceğiz ekibimizi kurduktan sonra ebelik bölümünü de açmayı düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

            Fakültenin akademik kadrosunu genç ve dinamik olarak tanımlayan Özcan,

“Hocalarımız araştırmaya projelerde aktif görev aldıkları için yayın sayısı da artıyor. Mesela ben aynı zamanda BAP koordinatörüyüm. Akademik teşvik düzenlediğimizde sağlık bilimlerinde en az 3-5 kişi dereceye girmiş oluyor. YÖK teşviklerinde ödül alıyorlar çünkü yayın sayısı fazla hatta 2020 yayın sayısına baktığımda 30 makale ve 1 kitap 6 aylık bir dönemde karşıma çıktı. Geçen seneye bakarsak 34 makale 4 kitap 8 bildiri şeklinde yayın var. Yani sürekli artmaya meyilli bu 6 ayda 30 ise bu ilerleyen dönemde katlanarak artar diye düşünüyorum. Bu da arkadaşlarımızın dinamik ve çalışmaya dönük olduğunun göstergesi.

Akademi kadro sürekli gelişiyor ama şunu söyleyebilirim en büyük artısı genç ve dinamik bir ekipten oluşuyor. Toplamda 35 tane akademik personel var. Kadromuz gelişime açık kişilerden oluşuyor. Bu da üniversitemiz için çok güzel bir artı diye düşünüyorum. Öğrencilerimiz çok güzel bir puanla geliyorlar kaliteli eğitim aldıklarını düşünüyorum çünkü arkadaşlar genç dinamik gelişime açık kişiler ve birebir öğrenciyle staj olsun ders sonrası olsun veya herhangi bir makale bilimsel çalışmayı birlikte yapabiliyorlar. Sürekli iletişim halindeler. Bu da açıkçası tam bir aile kavramı oluşturmuş durumda çocukların hatta anne veya abi gibi hocalarına bakışını gördüm özellikle mezuniyet töreninde alkışlardan bunu görebiliyoruz hocamız sahneye çıkarken hocanın nasıl sevdiğini alkışların yoğunluğundan anlayabiliyoruz. Ayrıca üniversite ve kent bağlantısını kuracak olursak Artvin küçük bir il dolayısıyla ilişkiler çok sıcak. Küçük olmanın en büyük artısı öğrencilerimiz prosedürlerle uğraşmayacak birebir stajlarına hocalarımız intikal ediyor ki bu her üniversitede olan bir durum değildir. Günde 8 saat direkt öğrencilerle hastane stajlarına katılıyorlar birebir iletişim halindeler her türlü sorunu çözüm bulunabiliyor. Mümkün oldukça öğrencilere burs sağlanmaya çalışıyoruz öğrenciden yana hiçbir sıkıntı çekmiyoruz öğrenci tercih konusunda çok iyiyiz fakülte olarak” şeklinde konuştu.

            Staj yeri konusunda da öğretim üyelerinin öğrencilere oldukça destek olduğunu ifade eden Özcan, sözlerine şu ifadelerle devam etti: “Hastanelerde öğrencinin yoğunluğunu azaltmak adına hastane yönetim haklı olarak sınır koydu biz de çözüm bulmaya çalıştık öğrencileri bölerek stajlarını tamamlatmaya çalıştık. Tabii ki bu tıp fakültesi gibi bir hastanenin olmaması dezavantaj ama öğrencilerimiz stajlarını özellikle hemşirelikte bir dönem hariç her dönem staj var 30 saat sorumlu ve ondan sonra uygulamalı stajlar var. Sadece hastane de yapmıyorlar Milli Eğitim’de yapıyorlar halk eğitim de yapıyorlar sadece hastane bazında bakmamak lazım, aile hekimlerinde sağlık ocaklarında da yapıyorlar stajlarını dolayısıyla açığımızı kapatıyoruz. Hopa’ya ve Borçka’ya da öğrenci gönderebiliyoruz ama daha çok şehir içerisinde halletmeye çalışıyoruz milli eğitim halk eğitim gibi yerlerde ayarlanabiliyor stajlarımız.”

            Öğrencilere yönelik mesajlar da veren Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özcan, sözlerini şu ifadelerle sonlandırdı:

“Ben 2010’dan beri Artvin’deyim hiçbir zaman gitmeyi düşünmedim bunu size samimiyetle söyleyebilirim. Burada en büyük artınız hocalarla olan sıcak diyaloğunuz olacak. Her türlü sıkıntınızda bir abi kardeş gibi onların yanına gidip onlarla bağlantıya geçip sorunu çözebileceksiniz. Bunun yanında laboratuvarlarımız olsun donanımımız genç bir kadromuz var sizin için elinden gelen her şeyi yapacaklar ben buraya geldiğinizde pişman olmayacağınızı rahatlıkla söyleyebilirim ama bunu sözde değil ancak gelince görebileceksiniz. Buradaki arkadaşlar gibi hepimiz sizleri sabırsızlıkla bekliyoruz. 175 kontenjanımız var ama şu anda dikey geçiş ve yatay geçişle birlikte bu sayı daha da artacaktır dolayısıyla hepimiz sizleri karşılamaya hazırız umarım gelirsiniz ve siz de aynı fikre yaşayarak sahip olursunuz diyorum.” – AÇÜ