
UĞUR HES projesi altında yürütülmeye , hayata geçirilmeye çalışılan proje SİT alanı dava süreçleri sebebiyle sona erdirilmiştir.
Konu ile ilgili basın açıklaması yapan Macahel Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Av. Tekin ÖZDEMİR, “Camili – Macahel Vadisinde yıllar önce verdiğimiz hukuki mücadele sonucunda bir daha olmaz dediğimiz HES zorlamaları yeniden ısıtılmış görüntüsü vermektedir.
Bu amaçla yöremizde UĞUR HES projesi altında yütrütülmeye , hayata geçirilmeye çalışılan proje SİT alanı dava süreçleri sebebiyle sona erdirilmiştir.
Yüksek Mahkeme kararlarına rağmen HES projelerinde ısrar edilmesini manidar buluyoruz.
Danıştay kararları incelendiğinde, yüksek yargının “biyosfer rezerv alan” koruma statüsünü üstün kamu yararı kapsamında değerlendirerek ve bu konuda Türkiye’de tek olmasının da altını çizerek, aşağıdaki gerekçelerle biyosfer rezerv alanına zarar verme ihtimali olan projeleri iptal ettiğini görüyoruz.
* Danıştay 6. Dairesi, E.2011/4773, K.2014/7690, T.26.11.2014 Danıştay Altıncı Dairesi, Camili (Macahel) Vadisi içerisinde hidroelektrik santral projeleri yapılabilmesi amacıyla hazırlanan imar planlarına ilişkin uyuşmazlıkta, Camili’nin UNESCO tarafından Türkiye’nin ilk ve tek Dünya Biyosfer Rezervi olarak ilan edilmiş olmasını uyuşmazlığın çözümünde belirleyici hukuki olgulardan biri olarak değerlendirmiştir.
Daire; Camili’nin yalnızca ulusal değil, uluslararası düzeyde korunması gereken olağanüstü biyolojik çeşitliliğe sahip olduğunu, havzanın flora, fauna, habitat, yaşlı doğal ormanlar ve endemik türler bakımından bütüncül olarak korunmasının zorunlu bulunduğunu, biyosfer rezervi niteliğinin planlama ve yatırım kararlarında göz ardı edilemeyeceğini vurgulamıştır.
Kararda ayrıca, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi, Anayasa’nın 56. ve 90. maddeleri ile çevre hukukunun temel ilkeleri birlikte değerlendirilerek, Camili gibi uluslararası koruma statüsüne sahip alanlarda planlama kararlarının uzun dönemli ekolojik analizlere dayanması gerektiği belirtilmiştir.
Aynı kararın en dikkat çekici yönü ise “üstün kamu yararı” değerlendirmesidir.
Danıştay, elektrik üretiminin kamu yararı taşıdığı hususunu kabul etmekle birlikte, UNESCO tarafından Dünya Biyosfer Rezervi ilan edilen Camili Vadisi’nin ekosistemine, biyolojik çeşitliliğine ve canlı yaşamına telafisi mümkün olmayan zararlar verecek HES projeleri karşısında üstün kamu yararının enerji üretiminde değil, biyosfer rezervinin korunmasında bulunduğunu açıkça ifade etmiştir.
Kararda, “elektrik başka şekillerde üretilebilir; ancak UNESCO tarafından Dünya Biyosfer Rezervi ilan edilen bu vadinin korunmasının daha önemli olduğu” belirtilerek biyosfer rezervi statüsü, üstün kamu yararının belirlenmesinde esas alınan hukuki kriterlerden biri hâline getirilmiştir.
Bu yönüyle karar, Türkiye’de biyosfer rezervlerinin yargısal korunmasına ilişkin en güçlü Danıştay içtihatlarından biridir.
Bölge halkı olarak HES denemelerine bundan önce olduğu gibi, bundan sonra da direneceğimizi, hukuki yollardan her türlü mücadele edeceğimizi , Türkiye’nin UNESCO tarafından ilan edilmiş tek Biyosfer Rezerv alanı olan Macahel Camili Havzasının bu olağanüstü güzelliklerine zarar verecek her projenin karşısında olacağımızı kamuoyuna saygı ile duyururuz” diye açıklamalarda bulundu. – Tahsin Atasert
UĞUR HES projesi SİT alanı dava süreçleri sebebiyle sona erdirildi
Bu haber 632 kez okundu.




