Eğitim İş Artvin Şube Başkanı Yılmaz “Eğitimde AKP’nin yarattığı ve çözülmediği için kronikleşen sorunlara bu sene yenileri eklenmiştir”

tarafından
98
Eğitim İş Artvin Şube Başkanı Yılmaz “Eğitimde AKP’nin yarattığı ve çözülmediği için kronikleşen sorunlara bu sene yenileri eklenmiştir”
Bu haber 193 kez okundu.

 

Eğitim İş Artvin Şube Başkanı Filiz Yılmaz “Eğitimde AKP’nin yarattığı ve çözülmediği için kronikleşen sorunlara bu sene yenileri eklenmiştir” dedi.

Eğitim İş Artvin Şube Başkanı Filiz Yılmaz, yaptığı basın açıklamasında şu bilgilere değindi.

2023-2024 Eğitim-Öğretim Yılı’nın başlaması ile açıklamalarda bulundu. Yılmaz, “Yeni eğitim döneme MEB’in yarattığı krizlerle başladı” dedi.

2023-2024 Eğitim-Öğretim Yılı 11 Eylül Pazartesi günü başladı. Son yılların en zor ve tartışılan eğitim dönemi olacağını belirten Eğitim İş Artvin Şube Başkanı Filiz Yılmaz, “Eğitimde AKP’nin yarattığı ve çözülmediği için kronikleşen sorunlara bu sene yenileri eklenmiştir. Okullar, özellikle deprem bölgesinde eğitim öğretime hazır olmamakla birlikte bu yeni dönemde eğitimin tüm paydaşlarını, öğrenciyi, eğitim emekçisini ve velileri zor günler beklemektedir” ifadelerini kullandı.

Müfredatın, en temel dersleri ve hatta Türkçeyi bile öğretmekten aciz olduğunu, bilgi eksenli değil sınav eksenli olduğunu ama sınava hazırlamada bile yetersiz ve gerici olduğunu belirten Yılmaz, “Tarikat maskesi takmış derneklerle imzalanan protokoller ve şaibeli sınavlar beklemektedir. Sosyal devlet ilkesi eğitimde bir kenara atıldığı için kantin fiyatları yüzünden beslenme sorunu, servis fiyatları yüzünden ulaşım sorunu beklemektedir. Yetmezmiş gibi yeni derslikler inşa edilmediği için sınıf mevcutları eğitimi kilitleyecek boyutta artmış durumdadır. Yüzlerce okul binası birden fazla okulu dolduracak kadar öğrenciye eğitim vermeye çalışmaktadır. İkili eğitim uygulaması nedeniyle yine öğrencilerimizin bir kısmı sabah gün doğmadan okula giderken, bir kısmı hava karardığında evine ancak dönebilecektir” dedi.

İktidarın eğitimi daha da gericileştirerek istediği kindar ve dindar nesli yetiştirmek istediklerini belirten Yılmaz, “Afet/salgın demeden uğraşan, her krizi fırsata çeviren iktidar ve onun eksenindeki Milli Eğitim Bakanlığı gözünü yine seçmeli derslere dikmiştir. Seçmeli din derslerini zorunlu hale getirilmiş, ikinci yabancı dil dersleri zorunlu dersler arasından kaldırılmış, bu suretle hem öğrencileri hem de öğretmenleri mağdur edecek düzenlemeye imza atılmıştır” ifadelerini kullandı.

Bu bir yıllık süreçte yeteri kadar KYK yurdu inşa edilmediği ve özel yurtlardaki fiyatlar otel konaklama fiyatlarıyla yarışır hale geldiğini vurgulayan Yılmaz, “Ne yazık ki bu eğitim döneminde üniversite öğrencilerinin barınma sorununun da geçen yıllara göre daha ağırlaşacağı açıktır. Öğrencilerin bu çaresizliklerine bakarak el ovuşturan tarikatlarla ilgili uyarılarımız da MEB tarafından yine kulak arkası yapıldığı için yoksul öğrencilerin bir kısmının yine tarikat yurtlarına ne yazık ki mecbur kalacağı açıkça görülmektedir” dedi.

Eğitim politikaları nedeniyle devlet okullarında çocuk okutmak bile ciddi bir masraf haline geldiğini belirten Yılmaz, “Okul hazırlıkları ve okul sürecinde öğrencilerimizin günlük ihtiyaçlarını değerlendirerek yaptığımız piyasa araştırmasına göre, okul ihtiyaçları için yapılan harcamalar; okul öncesi için 9.000TL, ilkokul için 11.000 TL, ortaokul için 13.000TL, lise öğrencisi için 14.000 TL’dir. Asgari ücretin 11.402 TL olduğu günümüz koşullarında asgari ücretli bir ailenin, bir çocuğu için maaşının tamamını okul hazırlıklarına ayırması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

Yeni dönemde eğitim emekçilerinin de hem geçim hem de itibarla ilgili sıkıntıları artacağını belirten Yılmaz, “Yurt genelinde kira ortalamaları 12 bin TL’ye ulaşmışken, bir eğitim emekçisinin özellikle atandığı büyükşehirlerde yaşamını sürdürebilmesi mümkün olmaktan çıkmıştır. O yüzden çok sayıda öğretmenin, ikinci il dışı tayin talebinde bulunması, bu geçim açmasının en somut örneğidir.

Eğitimde liyakat, öğrencilerimiz için laik, bilimsel, adil, çağdaş, kamusal eğitim, öğretmenlerimiz için saygı ve öğretmenlik için itibar istiyoruz. Alacağız! Dolayısıyla bu eğitim-öğretim dönemi eğitim emekçilerinin onurlu mücadelesiyle, onur mücadelesiyle de anılan bir yıl olacaktır” diyerek basın açıklamasını sonlandırdı. – Tahsin Atasert