Keneler Hakkında Bilinmesi Gerekenler Açıklandı

Havaların ısınmasıyla birlikte ortaya çıkan kenelere karşı vatandaşların bilmesi gerekenler uzmanlar tarafından açıklanmaya devam ediyor.

İşte kenelerle ilgili bilinmesi gereken basit ama hayat kurtarıcı önlemler.

         Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) Nedir?

KKKKA, kenedeki mikropların sebep olduğu ölümle de sonuçlanabilen bir hastalık.

Bulaşmaması İçin; Hayvanların üzerindeki keneye ve hayvanların kan,idrar ve diğer vücut sıvılarına  çıplak elle dokunmayın!  Vücudunda ki keneyi en kısa sürede  eldiven ve kene kartı ile çıkar, kene kartı yoksa bez veya naylon poşet ile tutarak çıkar! Keneyi çıkaramazsanız sağlık kuruluşuna gidin!

Riskli Alanlar; Bahçe,bağ, tarla, ahır, orman, orman kenarı tarım arazisi vb.

Riskli Alanlara Giderken; Açık renkli giyinin! Kapalı kıyafetler seçin! Pantolon paçalarını çorap içine sok ya da çizme giyin!

Riskli Alandayken; Kene uçmaz veya zıplamaz, tırmanır; vücudunuz da açık yer bırakmayın! Oturacağın yere açık renkli örtü serin! Vücuduna tırmanan keneyi çıplak elle dokunmadan uzaklaştırın!

Risk Alanından Döndükten Sonra; Kene olup olmadığını görmek için vücudunun ve elbiselerinizin her yerine bakın; vücudunu, özellikler diz arkası, koltuk altları, kulak arkası, ense, saç dipleri ve kasıklar dahil kontrol et ve ya ettirin! Vücuduna tutunan keneyi çıplak elle dokunmadan en kısa sürede çıkarın, çıkaramıyorsanız en yakın sağlık kuruluşuna gidiniz! Çocukların vücutlarını kontrol edin!

Kene Tutunmasından sonra, 10 Gün İçinde; Halsizlik, iştahsızlık, ateş, vücut ağrısı, baş ağrısı, kusma, ishal şikayetlerinden herhangi birini görürseniz zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna gidiniz!

Kene Hakkında Bilgiler; Sendroma ilk kez 1944 yılında Batı Kırım´da rastlanmıştır. Bu hastalığa Orta Asya´da daha önceleri, “Kara Humma” denilen hastalıkla aynı olduğu tespit edilmiştir. Bir başka adı ise Orta-Asya Kanamalı Hummasıdır. Afrika dışında Türkiye dahil birçok Asya ve Doğu Avrupa ülkesinde rastlanmıştır. Sendrom Türkiye´de ilk kez 2002 yılında ortaya çıkan epidemi sırasında tanımlanmıştır. Epidemiyoloji Hyalomma kenesi Sendromun insanlardaki sporadik enfeksiyonu genelde Hyalomma kenesinin ısırığı nedeniyle olur. Yine de hastalığı bulaştırabildiği bilinen 30 kene türü mevcuttur. Sığır, koyun ve keçi gibi çiftlik hayvanlarının yanı sıra, tilki gibi vahşi hayvanlarda da etken virüse rastlanmıştır. Ayrıca kuşlara ve küçük memelilere de bulaşabilir. Afrika-Avrupa arasında göç yolu bulunan bazı kuşlarda virüse rastlanması kuşların virüsün kıtalararası geçişini sağlamış olabileceği fikrini doğurmuş.

Enfekte çiftlik hayvanlarının etinin işlenmesi veya yenmesi sonucu insanlarda ortaya çıkabilir. Ayrıca enfekte olmuş kan ve kusmukla temasa geçmiş sağlık (hizmeti) çalışanlarında da görülmüştür. Nozomokiyal yol bilinen bir bulaşma yoludur. İnsanlara bulaşmasının yaygın bir yolu da kene ısırığıdır. Bunların dışında enfekte hastalarla temas da bulaşmada önemli bir etken.

Bulaştıktan Sonraki Süreç [değiştir]İlk kene ısırığından itibaren yaklaşık 2 ile 12 gün arasında değişen bir enkübasyon süresi vardır. Hastane kaynaklı enfeksiyonlarda ise (nozokomiyal enfeksiyon) enkübasyon süresi 3 ile 10 gün arasında değişir.

Enkübasyon süresinin ardından grip-benzeri semptomlar görülmeye başlar. Bunlar yaklaşık bir hafta sonra dinebilir. Bununla birlikte hemoraj belirtileri rahatsızlığın ilk 3-5 gününde görülmeye başlar: öncelikle duygudurumda dalgalanma, ajitasyon, zihinsel karmaşa ve boğaz peteşileri. Daha sonra burun kanaması, kanlı idrar ve kusma görülür. Karaciğer şişer ve ağrır. Bunların dışında trombositopeni ve lökopeni laboratuvar bulguları arasındadır. Ayrıca aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferaz (ALT) ve laktat dehidrogenaz (LDH) oranlarında yükselme görülür.

Semptomların ilk ortaya çıkışından 9-10 gün sonra hastalar iyileşme belirtileri gösterir, fakat yüzde 30´u rahatsızlığın 2. haftasında ölür.

         Dokunması Halinde Bile Doktora Gidilmeli

Teşhis Kırım-Kongo Hemorajik Ateşinin teşhisi sendroma yol açan virüsün veya virüsün RNA´sının kan ve doku örneklerinden izolasyonunu, virüse karşı vücutta oluşmuş antikorların ve virüs antijeninin varlığının saptanmasını içerir.

Ayrıca teşhisin konması için kullanılacak laboratuvarların biyogüvenlik açısından tam güvenli olması çok önemli.

Tedavi [değiştir]Spesifik bir tedavisi olmadığı için tedavi çoğunlukla semptomatik ve destek tedavisini içerir. Hastalık sırasında sıklıkla gözlenen trombositopeni gerektiğinde düzeltilmeli, pıhtılaşma faktörleri yerine konmalı. Bu amaçla trombosit süspansiyonları kullanılır. Ribavirin adlı bir ilacın ağızdan 10 gün süre ile uygulanmasının, yani oral ribavirin tedavisinin etkinliği kesin değil. Bir kısım araştırmalar ilacın etkin olduğunu bildirmekte ise de ülkemizden yakın zamanda yayınlanan çok merkezli bir araştırma etkin olmadığı yönünde. İlacın etkin olup olmadığına karar vermek için ileri klinik araştırmalar gerekmekte. Hastalığı geçirenlerden elde edilen veya atlardan elde edilen bağışık serum uygulaması etkin olabilir. Bu konuda da araştırmalar devam etmekte.

Modern tekniklerle hazırlanmış bir aşı mevcut değildir ancak araştırmalar devam etmekte. Hastalığı geçirenlerin ömür boyu bağışıklık kazanabileceği bilinmekte.

Gülhane Askerî Tıp Akademisi (GATA) Mikrobiyoloji bölümünden Prof. Dr. Ayhan Kubar´ın başkanlığında 2007 yılından beri yürütülen çalışmalar sonucunda Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi´nin eski Aşı-Serum Merkezi Müdürü Mustafa Hacıömeroğlu tarafından geliştirilen bir serum yüksek risk grubunda bulunan ve yüzde 90 ölüm riski bulunan 26 hastada kullanılmış ve bu hastalardan 24´ü iyileşmiştirKamu Sağlığı ve Korunma [değiştir]Bulaşıcı hastalık olduğu için Kırım-Kongo Hemorajik Ateşine karşı toplumu bilinçlendirmek ve kamu sağlığı açısından önlemler almak çok önemli.

Kenelerin aktif olduğu dönemlerde, örneğin bulaşmanın en sık aracısı olan Hyalomma cinsinin aktif olduğu Nisan ve Ekim aylarında, kenelerin bulunduğu ortamdan halkın kaçınması; kenelerin büyük sayılarda bulunabileceği ortamlarda (örneğin ahırlarda vs.) çalışan kişilerin muayene edilmesi faydalı önlemlerdendir. Yine kenelere karşı önlem olarak keneleri kaçıracak kimyasalların yani repellant kullanılması, açık alanlarda özellikle çok yoğun oldukları noktalara insektisit uygulanması da olası önlemler arasında.

Epidemi dönemlerinde kişi üzerinde kene bulursa bunu çıkarmaya çalışmaması önemlidir, uygun bir sağlık hizmeti merkezine (hastane gibi) gitmeli ve keneyi burada uzmanlar çıkarmalı.

Hastaların kan ve vücut sıvıları ile temastan kaçınılmalıdır. Eğer bir temas olmuşsa, temas etmiş kişi dikkatlice gözlenmeli ve belirtiler görülürse mutlaka gerekli müdahalenin yapılmasını sağlamak önemli.

Kesimhaneye yollanmadan önce hayvanlardan kenelerin ayrıştırılması yaygın bir uygulamadır. Hasta hayvanların kan ve dokularına doğrudan temasın bulaşmaya yol açabileceği bilinmekte.

Ribavirin stoklamak da farklı durumlarda yararlı bir önlem olabilir. ABD askeri güçleri Afganistan ve Irak´taki personellerini çeşitli virütik hastalıklara karşı korumak amacıyla ribavirin stokları barındırmakta.

          KKKA Salgınları

1944´de tanımlanmaya yol açan salgın Batı Kırım´da olmuş. Virüs hastalardan alınan kan örneklerinde ve Hyalomma marginatum marginatum isimli kenelerde saptanmış. Araştırmacılar kısa bir süre sonra benzer bir hastalığın Orta Asya Cumhuriyetlerinde de olduğunu fark ettiler. Çin´deki ilk olgu 1965 yılında tanımlanmış. 1969´daki bir analizde ise 1956 yılında Zaire´deki (Kongo) epidemide febril bir çocuktan alınmış kan örneğinde aynı virüse rastlanmış, buradaki hastalığın Kırım´da görülmüş olanla aynı olduğu belirlenmiş. Tüm bu bulgular hastalığın bugünkü ismi ve tanımına neden olmuştur. Verilere göre Güney Afrika´da 1981 yılına kadar 123 olgu tanımlanmış, bunlardan yüzde 22´si ölümle sonuçlanmış.1976´da Makedonya´da (toplamda 10 olgulu)ve 1979´da Irak´ta, küçük çaplı, epidemiler görülmüştür. Irak´taki bilinen ilk epidemi olan 1979´daki epidemideki 10 olgudan ikisinin sağlık personeli ve bulaşmanın nozokomiyal olduğu ifade edilmiş.

Asya ülkelerinden Pakistan, Afganistan ve Kazakistan´da ölümle sonuçlanan olgular tespit edilmiş. Bildirilere göre Pakistan´daki büyük (majör) epidemiler 1975, 1986, 1996, 1998, 1999 ve 2000 yıllarında olmuş, son olgu 2002 yılında tanımlanmıştır. Aynı yıl Türkiye´de Tokat ilinde sendroma rastlanmış. Bu Türkiye´deki ilk bilinen epidemi. Daha sonra 2003 ve 2004 yıllarında Türkiye´nin farklı illerinde sendroma rastlanmış. Türkiye´de son olarak 2006 yılında bildirilen olgulardan bazılarının ölümü sonucu sendrom medyaya da yansımış. Bunların dışında sendrom Suudi Arabistan ve diğer Arap ülkelerinde (Birleşik Arap Emirlikleri, Umman…) de görülmüş, sendrom sebebiyle ölüm vakaları ortaya çıkmış. Örneğin, 1989-1990 arasında Suudi Arabistan´daki Mekke şehrinde tanımlanan 40 olgudan 12´si ölümle sonuçlanmış.

          Önlemler

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, 2008 yılında nükleer teknoloji kullanarak kene popülâsyonunu kontrol altına alacak bir proje üzerinde çalışmaya başlamış. Bu yöntem dünyada ilk kez Orta Anadolu´dan alınıp Sarayköy Nükleer Araştırma Merkezi’ne getirilen kenelere uygulandı. Laboratuar aşaması 2-3 yıl içinde bitecek projede üreme yeteneğini kaybetmeden kısırlaştırıp doğaya salınan kenelerden doğacak kısır yavrular ile birlikte yavaş, yavaş Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’ne neden olanlarla birlikte kene popülâsyonu yok olacağı iddia edilmekte.

ÇP

81 Görüntüleme