HER BİRİMİZ BİRER ENGELLİ ADAYI!

Malum dün 3 Aralık Dünya Engelliler Günüydü! Aslında ben şahsen 365 gün içinde bir güne hapsedilmiş kapitalist düşünce ürünü olan özel günlere (anneler günü, babalar günü, sevgililer günü, öğretmenler günü, doğum günü, evlilik günü v.b.) karşı biriyim. Ancak iyi ki de engelliler günü varmış, yoksa birçoğumuzun onların varlığından haberi bile olmayacaktı.

Engelli kardeşlerimizi hatırlamak ve onlara yardımcı olmak için sadece “3 Aralık Dünya Engelliler Gününde” yapılanlar yeterlimi…? Bence asla…

Devletimiz bizzat kendileri ve ilgili kurumları aracılığı ile geçmiştekine göre son zamanlarda engelli kardeşlerimize ve ailelerine maddi ve manevi desteklerini sosyal devlet anlayışıyla, yapılabileceğin en iyisini yapmaya gayret ettiğini bizler biliyor ve gerçek hayatta uygulamalarını da görüyoruz. Yeterli mi? Tabi ki de hayır.

Ayrıca bu gerçeği görmezden gelenler; Kur’an-ı Kerim’de Hz. Allah’ın buyurduğu gibi, “…Onların kalpleri vardır, fakat onunla gerçeği anlamazlar. Gözleri vardır, fakat onlarla görmezler. Kulakları vardır, fakat onlarla işitmezler…” (Araf Suresi:179) Ayet-i Kerimede de ifade edilen zahiri engellilerdir.

Konu ile ilgili bir empati yapmak gerekirse, “ki her an her birimiz engelli adayı veya engelli yakını olabileceğimiz gerçeği ortadayken,” en başta ben, toplum olarak bizler,  yerelde bulunan ilgili kurumlarımızın değerli yöneticileri ve çalışanları, çarşıda, mahallede, caddede, pazarda, sokakta bulunan esnaflarımız, oto parklarına, yol kenarlarına araçlarını park eden şoför kardeşlerimiz, engelli kardeşlerimizin hayatlarını kolaylaştırıcı, onlara ve ailelerine yardımcı olabilecek ne yaptık? Ne yapıyoruz? Ve ne yapabiliriz..? Yatmadan önce bu soruları kendimize bir soralım bakalım, ne dersiniz?

Hz. Peygamber Efendimiz (sav) bir hadisi şeriflerinde;

“(Mü’min) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atmanda senin için sadakadır.” (Tirmizi, Birr:36) buyururken, tezgâhlarını yürüme yollarına/banketlere taşıran esnaf kardeşlerimiz, araçlarını yaya geçitlerine ve önlerine park eden şoför kardeşlerimizin, sadece engelli kardeşlerimizin değil, sağlıklı olanlarımızın dahi geçişlerini zorlaştırmalarına, engellemelerine ne demeli?  

Hz. Peygamberimiz (sav) tam da bu konuda bakın ne buyurmuşlar: “Gözleri görmeyen (ama) bir kimseyi yolundan saptırana Allah lanet etmiştir.” (Hadisi Şerif)

Ve yine Kur’an-ı Kerim’de Abese Suresi’nin ilk ayetleri, özelde doğuştan iki gözü görmeyen (ama) olan Abdullah b. Umm-i Maktuma, genelde kıyamete kadar dünyaya gelecek olan tüm engellilerimize hürmet ve değer vermemizi emretmektedir.

Birde (sözüm onlara) sosyal medya kahramanları/fenomenleri, diğer konularda olduğu gibi yine bizleri şaşırtmayarak çevremizde bulunan engelli kardeşlerimizle yakışıklı pozlar vererek çekildikleri resimleri sosyal medya hesaplarından paylaşarak (her daim engelli kardeşlerimize destek olan, onlara yardımcı olup konuyu dert edinenleri tenzih ederek) günün anlam ve önemini idrak ettiğini sanıyorlar. Ne diyelim öyle resimlerle yetinip sadece şov yapanlara diyecek sözümüz yoktur.

Şunu da hatırımızdan hiçbir zaman çıkartmayalım; “HER BİRİMİZ BİRER ENGELLİ ADAYIYIZ”!

Değerli Dostlar!

Biz yine konumuza dönerek, konuyu Ayeti Kerime ve Hadisi Şerifler ışığında etraflıca değerlendirmek gerekirse;

Hz. Allah (cc) Kur’an-ı Kerim’de;

“Biz, gerçekten insanı en güzel şekilde (eşrefi mahlûkat/yaratılmışların en şereflisi) olarak yarattık.” (Tin suresi:4)

“O ki, yeryüzünde bulunan bütün varlıkları sizin için yarattı.”(Bakara Suresi:29)

“Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da size de güçlük yoktur (Bunlara yapamayacakları görev yüklenmez; yapamadıklarından dolayı günahkâr olmazlar.)” Nur Suresi: 61)

İnsanlara lakap takmak bizlere Hucurat Suresi’nin 11’nci ayetiyle haram kılınmıştır. Bu sebeple, engelli kişilere; “kör, topal, sağır, lal, çolak, aptal, geri zekâlı, deli” gibi ifadelerle hitap etmek ya da arkalarından/gıyaben bu ifadelerle tanımlamak müminlere yakışmaz! Bu davranış Resul’ü Ekrem (sav) Efendimizi de incitir. O ki ümmetine;

“Gözleri görmeyen birine yol göstermek sadakadır. Sağır ve dilsiz durumdaki kişilerin dertlerini anlatmalarına yardımcı olmak da bir sadakadır.” buyurarak, Allah’ın rızasına nail olmak için engellilere hizmet etmeyi bir adres olarak gösteriyordu.

İki Cihan Peygamberi Hz. Muhammed (sav)’in, gözleri görmeyen (ama) bir sahabe olan Abdullah b. Umm-i Maktumu, Medine dışına çıktığı zamanlarda kendi yerine vekil olarak bırakmış olması da çok dikkat çekicidir.

“Merhametli olana, Allah’ta merhamet eder. Siz yeryüzündekilere şefkat ve merhamet gösterin ki, göktekiler de size merhamet etsinler?”  (Tirmizi, Birr, 16.)

Kıymetli Kardeşlerim!

Sevgili Peygamber Efendimiz (sav) Hadisi Şeriflerinde:

“Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim Müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir Müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter.” (Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.)

Gelin hep beraber, engelli kardeşlerimizin ve tüm insanlığın önündeki bütün engelleri kaldıralım. Onlara yardımcı olmanın sadaka olduğunu düşünerek elimizden geleni yapalım. Dünyada onların gönlünü alalım ahirette de cennete ulaşalım. Esnaf kardeşim sen yaya kaldırımlardan tezgahını geri çekerek, şoför kardeşim sen de aracını park etmeden önce engel olup olmadığına dikkat ederek, ilgili kurum yönetici ve çalışanlarımız bizlerde engelli kardeşlerimizin hayatlarını kolaylaştırıcı projeler ve hizmetler yaparak onlar en güzel desteğimizi sağlamış olalım.

Cennet Vesilesi Değerli Engelli ve Engelli Ailesi Kardeşlerim!

Sizlerde ne olur, bu dünyanın geçici ve imtihan yeri olduğunu, gerçek mutluluğun ise ahirette cennette olduğunu düşünüp sabrederek Rabbimizin rızasına nail olma gayretinde olalım. Kolay olanı herkes başarır mühim olan zoru başarmaktır. Sabır acıdır meyvesi tatlıdır.

Rabbim sizleri sabredenlerden, bizleri de sizlere yardım edenlerden eylesin inşallah.

Selam ve dua ile…

Muhammet ERDEM

Bu haber 951 kez okundu.