YASAL UYARI

http://www.7martgazetesi.net/ sitemiz sayfalarında yayınlanan yazılardaki fikirler, yorumlar ve görüşler, Borçka ve yöremizde yaşayan insanları, Borçka'da herhangi bir kamuya ait veya özel bölümünü ya da idari yapısını, herhangi bir etnik/politik gurubu, veya diğer ilgili hiçbir özel/tüzel kişiliğini hiçbir şekilde bağlamamaktadır. Sitemiz gücünü okuyucularımızdan aldığından dolayı bünyesinde sürekli evrimsel bir değişim ve dönüşüm hali barındırır. Sitemizde yayımlanan haberler, fotoğraflar, videolar vs gibi bunlara eklenmiş tüm materyalleri kaynak göstermeden kesinlikle kullanamazsınız. Haber, fotoğraf, video vs gibi materyalleri kullanabilmeniz için haberin asıl sahibi olan muhabirlerimizden izin almanız gerekli ve yeterli koşuldur. 7martgazetesi.net

Ziyaretçi Sayısı

Yandex.Metrica

Empati Kurma…

Empati Kurma…

Millet olarak sempati duymayı benimsedikte ne çare ki empati kavramına henüz çok uzağız. Dilerseniz kısa tanımını yaparak empatinin sözlük anlamını hatırlamaya çalışalım. Empati bir insanın, kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamasıdır. Hiç kuşku yok empati sözcüğünün günlük yaşantımıza girme macerası henüz çok yenidir. Ancak son yıllarda yoğunluk kazandığı da […]

29-Ocak-2013 | Bu haber 433 Kez Okundu.
Facebook 0 Twitter 0

Ömer Yerlikaya Site Fotosu 2013 yılı

Millet olarak sempati duymayı benimsedikte ne çare ki empati kavramına henüz çok uzağız. Dilerseniz kısa tanımını yaparak empatinin sözlük anlamını hatırlamaya çalışalım. Empati bir insanın, kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamasıdır. Hiç kuşku yok empati sözcüğünün günlük yaşantımıza girme macerası henüz çok yenidir. Ancak son yıllarda yoğunluk kazandığı da söylenmelidir. Empatinin günümüzde en çok konuşulan ve uygulama alanı oluşturması hem meraktan ve hem yeni bir kavramı düşüncelerimize sokmaktan duyduğumuz kıvancın bir neticesi olmalı? Yani empati kurmak günün moda işlerinden birisi haline geldi. Bu çok hoş bir durumdur. Ancak yaşam alışkanlıklarımız öylesine belirgin bir hal almış ki her şeyi bir anda ters düz etmemiz mümkün gözükmüyor. Günümüzde bile hala varsa yoksa kendi düşüncelerimiz, kendi isteklerimiz, kendi çıkarlarımız. Öne çıkma duygusu, benlik duygusu ve ben merkezli eda içinde oluşumuz, karşı tarafın düşüncelerine ulaşmamızı engelliyor.

Kendi düşüncelerimize hizmet etmek, benimsemek, beslemek hepimizde birer övünç kaynağı halini almıştır. Ataerkil yapımız neredeyse hepimizi aynı kalıba sokmuş, aynı şeylerden hoşlanır olmamız, aynı şeylerden nefret etmemiz aynı millet olduğumuzun açık bir kanıtı olduğu kadar aynı yetiştirilme tarzımızın da açık bir ifadesidir. Kendini beğenmişliğimiz yeri geldiğinde kabalığımızla, hırçınlığımızla, kararlılığımızla, kibarlığımızla, efendiliğimizle övünmemize her fırsatta yer veriyor. Her ne isek o halimizle övünmeyi kendimize gönül borcu olarak görmüşüz, bu alışkanlıkla yaşamımızı sürdürüyoruz. Oysa insanın kötü yanları ile övünmesi en son düşünülecek bir durum olmalıdır. Toplumsal yetiştirme tarzımız hep aynı olduğu için de dayak yiyen değil dayak atan, gönlümüzde yer edinmiştir. Onu kendimize daha yakın aslan parçası gibi görmüşüz. Gücün ve güçlünün yanında olma isteğimiz, yaşamımızdaki pürüzleri de adeta yok saymıştır.

Bir şey yaparken sadece kendi çıkarlarımızı düşünerek yapıyorsak, çevremize yakında kilerimize zarar verebileceğimiz duygusu da taşımalıyız. Bizim yaptığımızı komşumuz aynını bize yapsa ne düşünürüz, sualini kendimize sormalıyız? Acaba o eylemden rahatsızlık duyar mıyız? Eğer rahatsızlık duyuyorsak yaptığımız işten komşumuzda rahatsızlık duyacaktır. Belki rahatsızlığını bir biçimde söyleme seçeneğini gösterememiştir, göstermeyecektir. Ancak biz empati kurarak kendimizi onun yerine koyar ve düşünce tahlili yaparsak yaptığımız işin nereye uzandığını açık bir mana ile görmüş oluruz. Bu bizi nereye götürür? Ya yapılan şeyden vazgeçilmeye ya da karşı tarafın incinmeyeceği biçime sokulmaya götürür.  Empati ilişkilerin düzenlenmesinde olağanüstü bir güçtür.

Efendim, bütün ilişkiler empati üzerine kurulsa inanınız hiçbir sorun kalmayacaktır. Yaptığınız hangi iş olsa karşı tarafın düşüncelerine ortak oluşunuzdan dolayı onu üzecek durumlardan bilhassa kaçınarak sonuca gitme taraflara zarar vermeyecektir. Bu yolla her sorun kesin bir biçimde hal yoluna girmiş olacaktır. Zıt düşüncelerde bile tarafların empati kurma becerileri öne çıkabilirse ortak paydalarda bir araya gelebilecekleri muhakkaktır. Empati kurulması halinde insanların birbirine zarar vermesi gibi bir algı düşünülemez. Ancak empati kurmanın temel öğelerinden bazısı sabır, hoşgörü, eğitim, anlayış, izan ve karşılıklı iyi ilişkiler olmalıdır. Eğitimsiz bir toplumda empati kurmanın zorlukları ortadadır. Empati kurma bir toplumun olası sorunlarını çözmede sihirli bir değnek, bir iksir gibidir. Piyasalardaki eksikliği ikame eden görünmeyen el ilkesi gibi gücünü gösterir.

Empati kurmak için ben merkezli düşüncelerden sıyrılmalı, karşı düşüncelere de kıymet verilmelidir. Kuşku yok insanların düşünceleri farklı farklıdır. Bu farklılık içinde herkes kendi borusunu öttürmeye kalkarsa, herkes bildiğim bildik derse güçlünün zayıfı ezdiği bir toplum profili ortaya çıkar. Gücün egemen kıldığı toplumlarda insanların mutlu olmasını bekleyemezsiniz. Mutluluğu yaymak için düşüncelere kıymet verilmesi, adil olmak, demokrasi yolunda yürümek gerekir. Empati kurmanın bir başka karşılığı haksız edinimlerin önüne geçilmesi olarak yorumlanabilir. Özellikle günümüz toplumlarında empati kurmanın, toplum huzuru için en gerekli öğelerden birisi olduğunu söylemek gerekir. Yaşamın her alanında kendimizden kaynaklanan sorunları empati kurma yoluyla sorunsuz hale getirebiliriz. Bir dolmuşta, bir belediye otobüsünde yorgun argın eve dönerken birisinin yüksek sesle telefon görüşmesi hepimizi muhakkak rahatsız edecektir. Oysa yaşamın çok basit kuralını işleterek sesimizi alçaltarak konuşmalı ve hatta indikten sonra görüşme yaparsak kimseleri rahatsız etmemiş oluruz. Rahatsızlık duyduğumuz bir şeyden karşı tarafında rahatsız olabileceği düşüncesini hep taşımalıyız. Mutluluğu hazırlayan hep küçük, basit şeyler olmuştur. Bir emek bir çaba gerektirmeyen küçük basit şeyler; Bir sevgi, küçük bir tebessüm, sıcak bir ses tonu ve sıcak bir bakış. Ve bu günlerde o küçük basit şeylerin arasına empati kurmayı da katabilirsek ne mutlu bize…

Sevgi ile kalın.         

Bir Cevap Yazın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bu sitedeki tariflerin izinsiz kopyalanması yasaktır.
Web Tasarım: Mywebtr