CHP YDK BAŞKANI ARTVİN MİLLETVEKİLİ UĞUR BAYRAKTUTAN’IN TBMM GENEL KURULU’NDAKİ TARİHİ MURGUL KONUŞMASI

BAŞKAN – Cumhuriyet Halk Partisi grup önerisinin gerekçesini açıklamak üzere Artvin Milletvekili sayın Uğur Bayraktutan.

Buyurun Sayın Bayraktutan. (CHP sıralarından alkışlar)

CHP GRUBU ADINA UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bizleri, televizyonları başında -özellikle Murgul’da- izleyen değerli seçmenlerimize de buradan saygılarımızı sunuyoruz.

Değerli arkadaşlarım, Cerattepe’ye alakalı bir bela var başımızda. Yirmi beş yıldır Cerattepe’yle uğraşıyoruz. Ben bu Parlamento’da onlarca konuşma yaptım, Meclis araştırma önergeleri verdim. Bu Parlamento’da yirmi dört saat oturma eylemi yaptım ama bir şirketi aşamadık değerli arkadaşlarım. O şirketin sahibinin halka olan, halkın anasına olan ilgisini siz gayet iyi biliyorsunuz. Başka bir şey demiyorum.

Değerli arkadaşlarım, bakın, Cerattepe’ye ilk geldikleri, buradan maden çıkarmaya başlayacakları zaman dediler ki: “Biz kapalı işletme yapacağız ve kesinlikle burada altına dokunmayacağız.” O zaman çevre örgütleri, bizler dedik ki: “Bunlar, kapalı işletme yapmayacaklar, yarın bir gün bu taleplerini geriye alacaklar, yeni bir ÇED raporunda bulunacaklar ve mutlaka altınla alakalı bir başvuru yapacaklar.” Keşke yanılsaydık. 2014 yılı içerisinde yeni bir ÇED başvurusu yaptı ilgili şirket. “Biz burada mutlaka ve mutlaka açık işletme yapacağız.” dediler ve altınla alakalı da talepte bulundular değerli arkadaşlarım. Artvin merkezde, merkezin üzerinde -gelenler bilir- Kafkasların üzerinde tabir edilen yüzde 70 eğilimi olan bir yerde siyanür havuzu kurmak istediler. Artvin halkından gelen yoğun tepki sonucunda -3-4 tane havuz vardı- bu taleplerini geri aldılar. Aradan zaman geçince “Bunu nerede yapalım?” dediler. Cerattepe’de altını çıkaracaklar, Murgul’da buna ilişkin bir siyanür ayrıştırma havuzu kurmak istediler.

Değerli arkadaşlarım, 2014 yılında Murgul’da bütün bir halk -buradan Murgul’u içtenlikle tebrik ediyorum- 7 bin nüfuslu bir ilçede 5 bin kişiyle yürüyüş yaptılar. Oradaki esnafından, simitçisinden alın, eczacısından, işçisinden herkes direniş gösterdi. Okulları kapattılar, iş yerlerini kapattılar. O iş adamına karşı bir halkın nasıl dik durabileceğinin, nasıl direniş sergileyeceğinin bir destanını yazdılar. Murgul halkını içtenlikle kutluyorum değerli arkadaşlar. İlgili şirket 2014 yılında Murgul’da siyanür havuzu kuramayacağı gerçeğini görünce bir taahhütname yayınladı değerli arkadaşlarım. Taahhütname burada. Taahhütnamede dedi ki: “Ben herhangi bir şekilde Murgul’da siyanür havuzu kurmayacağım.” Altına imza attı, yukarıda kaşesi var. Buna ilişkin taahhütnamenin orijinali de çevre örgütlerinde ve Murgul halkında var.

2014 yılından sonra Murgul halkı dedi ki: “Herhâlde bu şirket bu taahhütname ortada iken, yazılı taahhütte bulunmuşken, buna ilişkin de Murgul halkına bu tip angajmanlarını ortaya koymuş iken herhangi bir şekilde bunu yapmayacaktır.” Aradan geçti altı yıl, günaydın değerli arkadaşlarım. İlgili şirket bunun bir paçavradan ibaret olduğu gerçeğinden hareketle ve geçmişindeki sabıkalarla alakalı destan gibi öykülerinden hareketle şimdi bu yapmış olduğu taahhütnameden vazgeçti; ne yazık ki, oradaki bazı yerel yöneticilerle de iş birliği ve irtibat içerisine girerek Murgul’da siyanür havuzu kurmasıyla alakalı girişimde bulundu.

Değerli arkadaşlarım, altının başka türlü ayrıştırılmayacağını biliyoruz, altının ayrıştırma yönteminin siyanür havuzu olduğunu da biliyoruz. Ama bir gerçeği de biliyoruz; bir kenti yok etmeyle alakalı bir yol ayrımındayız. O 7 bin nüfuslu, bu ülkede madenin, bakırın başkenti olan bir kenti siyanür havuzuyla yok etmeye çalışıyoruz değerli arkadaşlarım. Buna şiddetle karşı çıkıyoruz.

Bakın, Murgullular -buradan ifade ediyorum- büyük bir imza kampanyası başlattılar, şu anda, benim bu konuşmayı yaptığım saatlerde de Murgul’da hangi siyasal düşünceden ve gelenekten gelirse gelsin insanlar bir tavır ortaya koyuyorlar; AK PARTİ’lisi var, MHP’lisi var, İYİ PARTİ’lisi var, CHP’lisi var, diğer siyasi partiler var; bir ortak noktada buluşuyorlar “Biz büyük Murgul partisinin mensuplarıyız.” diyorlar. Siyanüre Hayır Platformunun mensupları olarak diyorlar ki: “Murgul’da siyanür havuzu kurulması bu kenti, bu kentte yaşayan doğal yaşamı, insanları öldürecektir.” Biz de Mustafa Kemal’in Parlamentosundan Murgul’a bir el uzatmak istiyoruz değerli arkadaşlarım, diyoruz ki: Evet, burada, Murgul’da yapılmak istenen bu siyanür havuzu Murgul’u ve Murgulluyu yok etmek isteyecektir. O nedenle hangi siyasal düşünceden ve gelenekten gelirseniz gelin buna “dur” diyecek, Murgullunun bu sesine kulak verecek bir siyasal tavrı ve düşünceyi bu Parlamentoda sergilemeniz gerekiyor değerli arkadaşlar. O nedenle, bir kere daha ısrarla şunu söylüyoruz…

Bakın, yerel yöneticilere de buradan sesleniyorum değerli arkadaşlarım, onları incitmek istemem, buradaki amaç üzüm yemektir, bağcıyı dövmek değil. 2014’te bu direnişi ortaya koyduğumuz zaman dönemin Belediye Başkanı, milletvekili olarak ben ve arkadaşlarım çıktık o halka bir taahhütte bulunduk, angajmanlarda bulunduk ve dedik ki: “Bakın, Murgul’la alakalı gerekeni yapmak zorundayız.” Belediye Başkanının bir sözünü hiç unutmuyorum, onu buradan paylaşmaktan da mutluluk duyuyorum “Birebir sağlığımızı ilgilendirin siyanür havuzunun burada kurulmasına müsaade ederek çoluk çocuğumuzun yarın bize beddua etmesine vesile olmayacağız.” diyordu değerli arkadaşlarım. Bakın, Murgul, yüzde 60-70 eğimi olan, 1950’den bu tarafa madencilik faaliyetlerinin bolca sergilenmiş olduğu bir kent.

Eğer bu kentte madencilikle alakalı bir faaliyette bulunursak… Bu kentte heyelanlar var değerli arkadaşlarım, heyelanlar var; burada eğer bir siyanür havuzu kurarsak bu heyelanları engellememiz mümkün değil.

Bakın, ilgili şirket şu anda Murgul’da bakırla alakalı bir çökertme havuzu yapıyor değerli arkadaşlarım. Dört yıldır bu çökertme havuzundaki sızmayı engelleyemiyor. Bu, sabıkalı bir şirket. Burada bakır çıkartmayla alakalı bir çökertme havuzu yapıyor ve bu çökertme havuzundaki sızmayı engelleyemiyor. Şimdi, çıkıp birtakım angajmanlarla, birtakım kamuoyu araştırmalarıyla, kafa karıştırmalarla “Ben bu Murgul’da bir siyanür havuzu kurarım ve bu siyanür havuzu çevreye zarar vermez.” diyor. Onu külahıma anlatsınlar değerli arkadaşlarım, onu külahıma anlatsınlar. Bunu açık açık ifade ediyorum, Murgullular, Artvinliler tabuta çakılacak son çiviye izin vermeyeceklerdir değerli arkadaşlarım.

Bu vesileyle, Mustafa Kemal’in Parlamentosundan Murgul halkının -hangi siyasi gelenekten gelirse gelsin- bu şanlı direnişini selamlıyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ediyorum.