Buzağılar Ölmesin, Ahırlar Boş Kalmasın!

 

2018 yılını “Buzağı Ölümlerini Önleme Yılı” ilan edildi.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba’ın 2018 yılını “Buzağı Ölümlerini Önleme Yılı” ilan etmesi ile başlayan çiftçi eğitim seferberliği kapsamında, İl Gıda Tarım Ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından Artvin Merkez ve İlçelerinde, yetiştiricilere, muhtarlara ve konu ile alakalı sivil toplum örgütü temsilcilerine yönelik eğitimler verildi.

İşletme kontrolleri ile birlikte köylerdeki bire bir eğitimlerde devam ediyor.

         -Ülkemizde her yıl yüzde 15 civarında bir buzağı kaybı yaşanmaktadır

Yapılan açıklamada “Ülkemizde her yıl yüzde 15 civarında bir buzağı kaybı yaşanmaktadır. Bu rakamsal olarak ifade edilecek olursa, hem işletmeler için ve hem de Ülke ekonomisi için oldukça büyük bir kayıp demektir. Bu kaybı yüzde 5 ‘lere kadar düşürerek, 500 Bin adet buzağıyı hayatta tutabilirsek ithalata ihtiyaç duyulmayacaktır. İl olarak hedefimiz, yüzde 4-5 olan bu kayıpları,    yapılacak eğitimlerle yüzde 3’lere düşürmektir. Zira bir işletmenin karlı çalışması, her bir inekten yılda 1 sağlıklı buzağı almaktan geçer” denildi.

Bu amaca yönelik olarak yetiştiricilere, gebe hayvanların bakım ve beslenmesi, doğuma hazırlanması, doğum ve doğumdan sonra buzağı bakım ve beslenmesine yönelik sunumlar yapıldı.

Yapılan sunumlarda şu bilgiler verildi: “Buzağı kayıplarını 3 ana başlıkta incelendi.

1-Doğum öncesi (hamilelik dönemindeki) buzağı kayıpları,

2-Doğum anındaki buzağı kayıpları

3-Doğumdan sonraki buzağı kayıpları,

         Doğum Öncesi (hamilelik döneminde) Buzağı Kayıpları-Yavru Atma:

Yavru atmanın çeşitli sebepleri vardır. Başlıklar halinde ifade edecek olursak,

1-Enfeksiyona bağlı sebepler,

a-)Bakteriyel hastalıklar (Brusella, Leptospirozis, Campylobacteriozis, Tüberküloz)

b-)Viral hastalıklar (IBR-IPB, BVD-MD, Mavi Dil, Akabane, Şap, Sığır Vebası)

c-)Paraziter ve protozoal hastalıklar

2-Enfeksiyona bağlı olmayan sebepler,

a-) Kimyasal sebepler (İlaç kullanımı, zehirli otlar, nitratlar, arsenik, mycotoxıcozis vs.)

b-) Hormonal sebepler (Vücuttaki hormon dengesizliği)

c-)Beslenme ile ilgili sebepler (Aşırı zayıflık, A vitamini eksikliği, iyot ve selenyum eksikliği)

d-)Fiziksel sebepler (Rahime ilaç uygulanması ve yavru zarının yırtılması, ani hareketler)

e-)Genetik ve kalıtsal sebepler (Emriyo veya fötüsdeki defektler, kromozom ve gen anomalileri, fötusun veya emriyonun zedelenmesi, rahim veya göbek kordonunun dönmesi)

f-)Psikolojik etkenler (stres, ağır depresyonlar, korku, panik, uzun yolculuklar, gürültü)

g-)Karışık sebepler (ikizlik, alerjik reaksiyonlar, rahimdeki tümör ve yapışmalar, rahim yapısındaki bozukluklar)

Bunların çoğu yetiştiricinin müdahale etmesini gerektirecek şeyler değil. Yetiştiricinin burada, beslenme, fiziksel sebepler ve psikolojik sebepler konusuna dikkat etmesi gerekir. Diğer konularda mutlaka İl/İlçe Müdürlüklerine başvurmalıdırlar. Anne karnındaki bir buzağı gelişiminin yüzde 70 ‘ini gebeliğin son 3 ayında tamamlar. Bu nedenle gebe hayvanların bakım ve beslenmesi özel bir önem arz etmektedir.  Karın boşluğunun bir bölümünü buzağının kapatması nedeniyle, bir defada fazla miktarda ot ve yem vermek hayvanı rahatsız eder ve hazımsızlık belirtileri görülür. Bu nedenle, gebe hayvanlar özellikle son 3 aylık dönemde, günde en az 4 öğün şeklinde yemlenmelidir. Verilecek kuru ot ve yem temiz olmalıdır. Küf olmamalıdır. Özellikle yem, nem ve rutubete maruz kalmamış olmalıdır. Çok fazla soğuk su içirilmemelidir.  Yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterilmelidir. Hayvanı strese sokacak davranışlardan, ani hareketlerden kaçınılmalıdır. Ayrıca, gebeliğin son dönemlerinde annenin septisemi aşısı ile aşılanması, doğduktan sonrada buzağının septisemi serumu ile aşılanması, buzağı ishallerine karşı yavruyu koruyacaktır” denildi.     .

         Doğum Anındaki Buzağı Kayıpları:

Açıklamaya şöyle devam edildi: “Gebe hayvanların kolay doğum yapması açısından kasların güçlü olması gerekir. Bu nedenle gebe hayvanların hareket etmesi gerekir. Doğumlarda bilinçsiz müdahalelerden kaçınılmalı ve veteriner hekimi çağrılmalıdır.

         Doğumdan Sonraki Buzağı Kayıpları:

Doğan buzağının sağlığı açısından öncelikle, doğumu takiben, iyotlu bir antiseptikle göbek bölgesi temizlenmeli ve göbeğinin 3-4 cm. aşağısından bağlanarak fazlasının kesilmesi gerekir. Daha henüz bağışıklık sistemi gelişmemiş buzağının, çevredeki mikroplara karşı kendini koruyabilmesi için de,  2 saat içerisinde ağız sütü içirilmelidir. Ya da meme bölgesi iyice yıkandıktan sonra emzirilmelidir.

Buzağıların sağlıklı olmalarında hiç şüphesiz ahır şartlarının da iyi olması gerekir.  Temiz, havadar, ışıklı, normal sıcaklıkta, kuru, haşerelerden arındırılmış olması buzağının sağlığı için son derece önemlidir. Buzağı ilk doğduğunda altına mutlaka bir altlık, temiz kuru sap veya ot serilmelidir. Yani ahırlar hijyenik olmalıdır. Nem ve rutubet olmamalıdır.

Ayrıca, gebeliğin son dönemlerinde hayvanların ahır değişmemesi gerekir. Zira kolostrumdaki bağışıklık etkenleri, hayvanın bulunduğu çevreye ve ortama göre şekillendiğinden, gebeliğin son dönemlerinde ahır değişiminde, bu kolostrumdaki bağışıklık etkenleri yeni ahır şartlarında çevreye uygun bağışıklık etkenlerini yapısında oluşturamadığından, buzağıyı o çevredeki mikroplara karşı koruyamayacaktır. Bu da buzağının hastalanması ve ölmesi demektir. Yetiştirici olarak bunlara son derece önem verilmelidir. Sebebini bilmediğiniz bir hastalık olduğunda da, mutlaka bir veteriner hekimine başvurunuz.”

ÇP