BORÇKA TSM TARAFINDAN HÜKÜMET KONAĞI ÇALIŞANLARINA SAĞLIK TARAMASI YAPILDI

       Borçka Toplum Sağlığı Merkezi tarafından Hükümet Konağı çalışanlarına yönelik sağlık taraması yapıldı.

Borçka Toplum Sağlığı Merkezi Çalışanları Tarafından, İlçe Hükümet konağında stant açılarak, tüm çalışanların, BKİ(Beden Kitle İndeksi), Tansiyon, Şekerlerine bakılıp, Obezite hakkında bilgi verildi. Yine yüksek tansiyonun zararları, doğru beslenme programı, gibi konularda bilgi verildi. Çalışanların ilgi gösterdiği etkinlikte, soru cevap şeklinde sonlandırıldı. Bu eğitim Eğitim Hemşiresi Elmas AKIN, Ebe Tutku ERTOP, Hemşire Emine ATASERT ve Dr Büşra SAĞLAM tarafından gerçekleştirilmiştir.  Eğitimde aşağıdaki konulara değinildi;

Obezite Nedir?

Obezite günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Obezite genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının arzu edilen düzeyin üstüne çıkmasıdır.

Bilindiği üzere beslenme; anne karnında başlayarak yaşamın sonlandığı ana kadar devam eden yaşamın vazgeçilmez bir ihtiyacıdır.

İnsanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gerekli olan besin öğelerini yeterli ve dengeli miktarda alıp vücutta kullanabilmesidir.

Karın doyurmak, açlığı bastırmak, canının çektiği şeyleri yemek veya içmek değildir.

Günlük yaşamda bireylerin (gebe, emzikli, bebek, okul çocuğu, genç, yaşlı, işçi, sporcu, kalp-damar, şeker, yüksek tansiyon hastalığı, solunum yolu bozuklukları vb.) yaşa, cinsiyete, yaptığı işe, genetik ve fizyolojik özelliklerine ve hastalık durumuna göre değişen günlük enerjiye ihtiyacı vardır.

Sağlıklı bir yaşam sürdürmek için, alınan enerji ile harcanan enerjinin dengede tutulması gerekmektedir.

Yetişkin erkeklerde vücut ağırlığının % 15-18’i, kadınlarda ise % 20-25’ini yağ dokusu oluşturmaktadır. Bu oranın erkeklerde % 25, kadınlarda ise % 30’un üstüne çıkması obeziteyi oluşturmaktadır.

Günlük alınan enerjjinin harcanan enerjiden fazla olması durumunda, harcanamayan enerji vücutta yağ olarak depolanmakta ve obezite oluşumuna neden olmaktadır.

Buna paralel olarak, günümüz teknolojisindeki gelişmeler, yaşamı kolaylaştırmakla birlikte, günlük hareketleri önemli ölçüde sınırlamıştır.

Anlaşılacağı üzere obezite; besinlerle alınan enerjinin (kalori) harcanan enerjiden fazla olması ve fazla enerjinin vücutta yağ olarak depolanması (%20 veya daha fazla) sonucu ortaya çıkan, yaşam kalitesini ve süresini olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olarak kabul edilmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından da obezite, sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanmıştır.

Diyabet,

Tüm dünyada ve ülkemizde sıklığı gittikçe artan önemli bir halk sağlığı sorunudur.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından diyabet, bulaşıcı olmayan bir hastalık olmasına karşın epidemi olarak nitelendirilmiştir. Kardiyovasküler sistem, göz, böbrekler ve sinir sistemi başta olmak üzere tüm sistemler üzerinde olumsuz etkisi olan diyabet dünyada ölüm nedenleri arasında da 8. sırada yer almaktadır. Ulusal Diyabet Federasyonu raporuna göre dünyada 415 milyon diyabetli hasta yaşamakta ve 2040 yılında bu sayının 642 milyona ulaşacağı tahmin edilmektedir. Ülkemizde ise 2002 yılında % 7.2 olarak belirlenen diyabet sıklığı yaklaşık 10 yıl içinde % 90 oranında artarak % 13.7’e çıkmıştır.

Hem birey hem de toplum sağlığını önemli ölçüde etkileme potansiyeli olan diyabetin önlenmesi ve etkin yönetimi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önem kazanmıştır. Bu konuda da en önemli paydaşlardan birisi hiç şüphesiz birinci basamak sağlık hizmetlerini yürüten hekimler ve sağlık personelidir. Türkiye’de Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın uygulanmasıyla birlikte, birinci basamak sağlık hizmetlerinin sunulması yeniden yapılandırılmış, ve sorumluluğu ve yürütücülüğü belirlenmiş kurum ve kişilerce hizmet sunulması hedeflenmiştir. Birinci basamak hizmet birimleri, bireylerin sağlık sisteminden ilk hizmet alış noktası, bazı kişiler için ise ilk ve son hizmet alış noktasıdır. Ülke çapında yaygınlığı, ulaşılabilirliği, kalitesi, ücretsiz ve devlet güvencesi altında hizmet vermesi nedeniyle birinci basamak sağlık hizmetleri halkın en çok yararlandığı sağlık kuruluşlarının başında gelmektedir. Bu nedenle diyabet gibi yaygın bir hastalığın sadece tedavisinde değil, önlenmesinde ve komplikasyonlardan korunmada birinci basamak sağlık hizmetlerine önemli görevler düşmektedir.

Birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de artan diyabet sıklığı ve komplikasyonları ile mücadele etmek amacıyla sağlık politikaları geliştirilmektedir.

Son olarak T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından daha önce hazırlanmış olan “Türkiye Diyabet Önleme ve Kontrol Programı 2010-2014” yenilenerek “Türkiye Diyabet Programı 2015-2020” hazırlanmıştır. Bu program ile toplumda diyabet farkındalığının arttırılarak diyabetin mümkün olan azami derecede önlenmesi, diyabetli bireylerin yeterli ve uygun şekilde eğitim almalarının ve tedavi edilmelerinin sağlanması ve diyabet komplikasyonlarının ve diyabete bağlı ölümlerin azaltılması amaçlanmıştır. Bu programda birinci basamak sağlık kuruluşlarına gereken desteğin verilmesi için de öneriler sunulmuştur. Bu önerilerden birisi olan “birinci basamak hekimlere diyabete yönelik tanı ve tedavi rehberleri hazırlanması” bu rehber ile gerçekleştirilmiş olacaktır. Bu rehberin sadece birinci basamak sağlık hizmetlerinde çalışan hekimlerimiz için değil tüm hekimlerimiz ve diğer sağlık personeli için bir yol gösterici olacağı, ülkemizde diyabet sıklığındaki artışın durdurulmasına ve diyabetli hastaların takip ve tedavilerinin iyileştirilmesine katkıda bulunacağı inancındayız.

Hipertansiyon nedir?

Kan kalpten pompalanır ve damarlarda dolaşırken damarlara bir basınç uygular. Tansiyon olarak tanımlanan kan basıncı değeri kişiden kişiye değişiklik gösterir. Kan basıncı sistolik ve diastolik olmak üzere ikiye ayrılır. Kalp kasılır ve damarlara doğru kanı atar. Kanın damarlara attığı kan basıncına sistolik denir. Kalp gevşediğinde ise hâlâ damarlarda kan basıncı bulunur. Bu basınca diastolik denir. Sistolik kan basıncı büyük tansiyon; diastolik küçük tansiyon olarak da bilinir. 18 yaşın üstündeki erişkin bir bireyin istirahat halindeki normal sistolik kan basıncı en yüksek 120mmHg, normal diastolik kan basıncı ise en yüksek 80 mmHg olmalıdır. Hipertansiyon hastalarında kan damarlarındaki basıncın değeri normalin üzerinde seyreder.

Hipertansiyon belirtileri nelerdir?

Tansiyon 180/110 mmHg’nin üzerine çıkmadığı sürece herhangi bir belirti göstermeyebilir. Ancak sürekli yüksek olduğunda vücuda zarar verir. En çok görülen yüksek tansiyon belirtileri:

Sık idrara çıkma özellikle geceleri uyanıp idrar yapma

Bulanık ya da çift görme

Bacaklarda şişlik

Nefes darlığı

Halsizlik, yorgunluk, isteksizlik

Kulak çınlaması

Burun kanamaları

Düzensiz kalp atışı ve kalp ağrısı

Baş dönmesi ve baş ağrısı  bu belirti ve bulgular yer almaktadır.

Konuları anlatıldıktan sonra teşekkür edilerek eğitim sonlandırıldı. – SERMİN AYDEMİR

Bu haber 1.082 kez okundu.